Gelişen Şırnak'ın Güçlü Sesi...Şırnak Haber  

Şırnak Haber

   

Anasayfa   I   İletişim   I   Şikayet Dilek   I   Açılış sayfası yap   I    Sık kullanılanlara ekle  

   

 Bahçeli, MHP oylarının peşinde; akademisyenlerden araştırma istedi    Erdoğan Abdurrahman Külünk'ün cenazesine katıldı    “ÖTEKİ…..!!!”    Kılıçdaroğlu: CHP, kurumsal kimliğiyle sokak protestolarına destek vermiyor    'Türk tipi başkanlık' oylaması bitti, tartışması sürüyor    Kılıçdaroğlu: 80 milyon bir kişinin önünde diz çöksün isteniyor    Muharrem İnce'den Abdullah Gül ve Bülent Arınç iddiası  

 
   
 
        Güneydoğu
        Türkiye
        Dünya
        Politika
        Ekonomi
        Eğitim
        Spor
        Sağlık
        Bilim Teknoloji

 

 

        Çok Okunalar

  'Türk tipi başkanlık' oylaması bitti, tartışması sürüyor

  “ÖTEKİ…..!!!”

  Kılıçdaroğlu: CHP, kurumsal kimliğiyle sokak protestolarına destek vermiyor

  Bahçeli, MHP oylarının peşinde; akademisyenlerden araştırma istedi

  Erdoğan Abdurrahman Külünk'ün cenazesine katıldı

 

Teslimiyet sokağını bizler bilmeyiz abi!

 

9.2.2015 02:20:08

 

 

 

Sevgili Karşı'nın gazetecileri arkadaşlar,

Siz bu sabah gazetede direniş kahvaltınızı ederken, uzakta bir şehirde, o masada çektirdiğiniz fotoğrafta yüzlerinize tek tek bakarak şöyle düşündüm:

Sonunda ne olacak peki? Büsbütün kavgaya mı dönüşecekler, dönüşeceğiz? Nasıl insanlar olacağız o zaman?

Şöyle bir cevabım var. Bakalım siz ne diyeceksiniz:

"Kavgadan ibaret olmak" meselesinin insanı tedirgin etmesinin nedeni, kavgayı kesintisiz zorluk ve salt keder olarak tahayyül etmek. Ama siz orada, o kahvaltı masasında oturanlar, birazdan gazetenin pek sıkıcı teknik ayrıntılarıyla ilgilenecek olanlar, şunu biliyorsunuz ki direnmenin canlandırıcı bir etkisi vardır. Unutmamak lazım: Yaşayan her şey canlı değildir. Ama siz, o kahvaltı masasındaki fotoğrafta da açıkça görüldüğü üzere, bütünüyle canlısınız. Kesinkes canlısınız.

Bir süre öncesine kadar çoğumuz "medya" denen bir sistemin içinde "mekanik" birer parçaydık. Tıkır tıkır işliyor ve sistemi öylece durarak, müdahale etmeyerek işletiyorduk. Ta ki o gün, o sabah gelene kadar. O sabah geldiğinde mekanik parçalar tek tek yerinden oynayıp kendilerinin farkına vardılar ve aktif birer canlıya dönüştüler. Bolca kullanılan "aktivist" lafı da buradan geliyor zaten. Tekere çomak sokmak ve tekeri hakikatten yana döndürmek için kendi başına hareket etme bilincine sahip olan, hareket edebilen özne. Bir kere eyleyen bir özne olduktan sonra da hayatı, derinliği, genişliği ve özgül ağırlığıyla yaşamaya başlıyorsunuz. Bu, tıpkı aşık olduğumuz zamanlardaki genişleme hissine benziyor. Siz kahvaltı masasında simit ve çayın yanında bu canlanma, genişleme, derinleşme hissiyle besleniyorsunuz. Gazete çıkarma telaşı içinde belki çok düşünmeye zaman kalmıyor ama direnişinizin yakın tarih içindeki öneminin altını çizmek gerekiyor. Uykusuz kala kala, çok çalışa çalışa duvardan bir tuğla daha söküyorsunuz.

"Katılımcılık", sadece belediye encümenini ilgilendiren ya da hijyenik sivil toplum muhabbetlerindeki şık bir kelime değil. İnsanı düşünmeye, eylemeye, katkıda bulunmaya ve nihayet direnmeye zorlayan, zorladığı ölçüde canlandıran bir kavram. Katılımcılık, insanı canlanlamaya zorlayan bir uzun mesele. Siz şimdi "katılıyorsunuz". İsimsiz mekanik parçalardan biri değil, ismi, cismi ve etkisi olan birer "aktörsünüz", figüran değil. Hayata, yönetime ve en önemlisi tarihe katılıyorsunuz. İnsan olarak bize düşen, etrafınızdakiler olarak bizim görevimiz de, hayatın, canlılığın olduğu yere doğru akmak. Bu sebeple sizi destekliyor insanlar, destekliyoruz. Çünkü en çıkışsız anda bile insanoğlu "Haydi, yapabiliriz!" diyene bakar, "Yaa yapardık da yerimiz dar" diyene değil. İnsanın doğası, ışığa, umuda, güzele ayarlıdır. Bu ışığı, umudu, güzeli gösterenlere bakar insanlar. Hem de hiç umut olmasa bile, yenilgi kesin olsa bile. İnsan, "denemek" ister doğası gereği.

Şimdi siz hepimiz için deniyorsunuz.

Denemek, içinde yaşadığımız ülkenin koşullarından olacak, sık sık "daha iyi yenilmekle" uyaklı sanılıyor. Değildir. Yenilgi bizim meselemiz değildir. Siz tarihin akışının sizden yana olduğunu görüyor ve size düşen kavgayı veriyorsunuz. Kavgaya, tarihin sonunu yazmak için, son repliği söylemek için girilmiyor. Kavgaya, bize düşen çarpışmada iyi vuruşmak için giriliyor. Ama daha önemlisi şu: Kavgaya canlı kalmak, insan olmak için giriliyor. "Arkadaşlar heyecanlanmışlar, gazeteyi işgal etmişler. Ne olacak? Tabii ki teslim olacaklar" diyen tembel teneke alaycılara gülümseyerek şöyle diyebilmek için veriliyor:

"Teslimiyet sokağı bilmiyoruz abi, biz Karşı'nın gazetecisiyiz!"

Hepimizi boğan, sıkıştıran, inleten duvardan bir tuğla söküp oradan sızan ışığı gösteren ellerinize sağlık. Sevgiler, pek çok sevgiler...

- See more at: http://www.ecetemelkuran.com/kategori/yazilar/53762/ece-temelkuranin-karsi-direnis-yazisi-teslimiyet-sokagini-bizler-bilmeyiz-abi#sthash.c1q4H3NO.dpuf

 

 

        

Bu yazıya 0 adet yorum yapıldı.

 

   Diğer Yazılar                                             Yazarın Tüm Yazıları..>>

  Teslimiyet sokağını bizler bilmeyiz abi! 9.2.2015 02:20:08
  ANALİZ 26.8.2014 04:13:06
  10 Madedde 1... 13.6.2014 01:51:26
  Kararsızlık çağının sonu... 17.11.2012 02:02:27
  Kararsızlık çağının sonu... 20.9.2012 04:43:03
  10 numara iç siyaset 21.8.2012 03:24:45
  Kararsızlık çağının sonu... 7.7.2012 02:34:24
  Meral için... 23.4.2012 01:02:04
  Seni bekliyorlar... 13.3.2012 03:50:11
  Velev ki biz çok 'terörist'iz 5.1.2012 03:19:43
        Yorumlanan Haberler

 

        Şırnak'ta Hava Durumu

CİZRE'DE HAVA DURUMU  CİZRE'DE HAVA DURUMU  CİZRE'DE HAVA DURUMU

 

        Yararlı Linkler

T.C.Kimlik Numarası

Emekli Sandığı İşlemleri

Vergi Kimlik No.

SSK İşlemleri

BAĞKUR İşlemleri

Resmi Gazete

 

        Site İçi Arama

 

        Ziyaretçi Sayımız

1994518

 

 
 
 
 

 

Gelişen Şırnak Haber

Adres: Atatürk Mah. Bayındırlık Eski Binası Tel-Faks :+90 486 216 58 88 Merkez / ŞIRNAK - Türkiye
© Copyright Şırnak Haber 2004 Tasarım:Faruk GÜNEŞ

Şırnak Haber