Gelişen Şırnak'ın Güçlü Sesi...Şırnak Haber  

Şırnak Haber

   

Anasayfa   I   İletişim   I   Şikayet Dilek   I   Açılış sayfası yap   I    Sık kullanılanlara ekle  

   

 TOKİLERİN KURA ÇEKİM TARİHİ BELİRLENMELI ARTIK     MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...    MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.    MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...    MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.    “TEFECİLER VE TEFE TÜFE ÜZERİNE…!”EDİ BESE…!    FİNAL FARKI...  

 
   
 
        Güneydoğu
        Türkiye
        Dünya
        Politika
        Ekonomi
        Eğitim
        Spor
        Sağlık
        Bilim Teknoloji

 

 

        Çok Okunalar

  TOKİLERİN KURA ÇEKİM TARİHİ BELİRLENMELI ARTIK

  MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...

  MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.

  MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...

  MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.

 

Heyecan

 

15.4.2011 01:59:07

 

 

 

Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz ama seçimlere iki ay kala ben 12 Eylül referandumundan önceki heyecanı göremiyorum etrafta.

Aday adaylarından başka heyecanlı kimse yok gibi.

Neden böyle bir fark var?

Yarışın galibinin şimdiden belli olması, AKP’nin epey bir farkla birinci parti çıkacağının anlaşılması belki heyecanı öldürüyor.

Ama bence daha önemli olanı halka referandumda önerilen “somut değişikliklerin” benzerlerinin bu seçimde sunulmaması.

CHP’nin bazı “sivil” atakları ve değişim önerileri var ama bunlar “Ergenekon destekçiliğiyle” yanyana gelince sönükleşiveriyor.

CHP’nin değişim önerilerini beğenen, ülkenin değişmesini, demokratikleşmesini isteyen hiç kimse, “Ergenekon’u destekleyen ve bu hukuki süreci bitirmek istediğini ortaya koyan” bir partiye oy vermez.

Belki yanılıyorum ama ben bileğine Ergenekon prangasını takan CHP’nin çok fazla zıplayabileceğini sanmıyorum.

O eski, bildik CHP seçmeninden oy alabilir ancak gibi gözüküyor bana.

CHP’nin değişim önerilerinin samimiyeti ve inandırıcılığı, Ergenekon etkisiyle sıfırlandığı için geniş çevrelerde bir heyecan yaratmıyor.

Çünkü bir partinin hem Ergenekon kisvesindeki “derin devleti” savunup, hem de o derin devletin önlemek için elinden gelen her şeyi yaptığı özgürlük atılımlarını gerçekleştirmesi kimseye mümkün görünmüyor.

Burada asıl heyecanı yaratacak olan AKP.

Referandumda da zaten bu partinin önerileri bütün toplumu etkileyip ayaklandırmıştı.

Ama biz AKP’de o referandum öncesindeki coşkuyu göremiyoruz.

Asıl cevabı bulunması gereken sorun da bu zaten.

AKP niye durdu?

“Kısmi” bir anayasa değişikliği önerisiyle bile toplumun yüzde elli sekizinin desteğini toplamış olan AKP, niye daha kapsamlı bir değişim paketiyle toplumun daha büyük bir kesiminin desteğini arkasına alacak bir politika izlemiyor?

“Devletin Apo’yla görüşmesine” toplumun yüzde elli sekizi “evet” demişken ve bu görüşmeler Apo’nun açıklamalarına göre daha derinlikli bir çözüme doğru ilerlerken niye AKP, Kürt meselesinde barış isteyen bu toplumu etkileyecek bir açılımı sürdürmekten kaçınıyor?

Neden askerî vesayeti tümüyle ortadan kaldıracak önerilerle ortaya çıkmıyor?

Neden Türkiye’yi hukukta, eğitimde, siyasette, ekonomide Avrupa’nın “doğal” parçası yapacak değişiklikleri gündeme getirmiyor?

Kısacası, Türkiye’yi değiştirme vaadiyle ortaya çıkan, gerçekten de önemli değişimlere imza atan AKP, neden çok kritik bir seçime giderken aniden frene bastı?

Niye değişimci bir parti görüntüsünden muhafazakâr bir parti görüntüsüne çekiyor kendini?

Biliyorsunuz, Ortadoğu’yla Türkiye ilişkilerini açıklayan artık neredeyse klişeleşmiş bir cümle var, “Ortadoğu, Türkiye’ye Müslüman bir ülke olduğu için değil, Avrupa’nın parçası bir Müslüman ülke olduğu için hayran”.

Sanırım aynı çözüm muhafazakârlar için de geçerli, Türkiye’nin muhafazakârları “muhafazakâr” bir hükümet değil, “dünyaya açılan ve dünyanın demokrasi gibi önemli değerlerini buraya getiren” bir muhafazakâr hükümet istiyorlar.

Çünkü ancak Batı değerlerini kabul etmek muhafazakârlara gerçek bir iktidarı verebilir.

Eğer böyle olmasaydı AKP değil Saadet Partisi birinci parti olurdu.

Peki, ortada açık bir şekilde duran bu gerçeğe rağmen neden AKP, “demokrat muhafazakârlıktan” muhafazakârlığa geriliyor?

Bunun benim görebildiğim tek bir nedeni var.

Başbakan Erdoğan, bütün vaatlerini, değişim önerilerini “Başkanlık referandumuna” saklıyor, “çantada keklik” gördüğü bu seçimi aldıktan sonra toplumla pazarlığa oturup, “Siz bana Başkanlığı verin, ben de size istediğiniz değişimleri vereyim” demeyi düşünüyor.

Peki, bu toplum, demokratik değişimler karşılığında “demokrasiyi zedeleyebilecek” bir başkanlığı kabul eder mi?

AKP’nin zirvelerinden daha şimdiden yükselen itirazlara bakarsanız, bunu Erdoğan’a çok kolay vermeyecek bu toplum.

Olan da Türkiye’ye olacak.

Başkanlık kavgası yüzünden, “gerçek bir anayasaya ve değişime” ulaşmamız gerekenden uzun sürecek.

Anlayacağınız, bu heyecansızlıktan sıkılıyor, gereğinden fazla heyecan yaratması muhtemel “Başkanlık” kavgasından da ürküyorum.

Taraf Gazetesi, 10 Nisan 2011

 

 

        

Bu yazıya 0 adet yorum yapıldı.

 

   Diğer Yazılar                                             Yazarın Tüm Yazıları..>>

  “FETÖ'CÜ DENİLİP GEÇİLECEK BİR İŞ DEĞİL BU" 18.7.2016 14:28:13
  KÜRTLERE SAYGI GÖSTERMEYECEKSENİZ, AYRILIN! 12.10.2014 15:44:03
  No pasaran… 12.9.2014 00:46:48
  Ecdat 29.11.2012 01:18:44
  aynalı salon ve pastane 17.11.2012 02:17:58
  Kürtler ve para 7.10.2012 02:11:37
  lkollü içki ve gazoz 20.9.2012 04:39:33
  Delirme 21.8.2012 03:19:35
  Ordu ve Şemdinli 3.8.2012 16:39:51
  Kürdistan 1.8.2012 17:15:20
        Yorumlanan Haberler

 

        Şırnak'ta Hava Durumu

CİZRE'DE HAVA DURUMU  CİZRE'DE HAVA DURUMU  CİZRE'DE HAVA DURUMU

 

        Yararlı Linkler

T.C.Kimlik Numarası

Emekli Sandığı İşlemleri

Vergi Kimlik No.

SSK İşlemleri

BAĞKUR İşlemleri

Resmi Gazete

 

        Site İçi Arama

 

        Ziyaretçi Sayımız

2328080

 

 
 
 
 

 

Gelişen Şırnak Haber

Adres: Atatürk Mah. Bayındırlık Eski Binası Tel-Faks :+90 486 216 58 88 Merkez / ŞIRNAK - Türkiye
© Copyright Şırnak Haber 2004 Tasarım:Faruk GÜNEŞ

Şırnak Haber