Gelişen Şırnak'ın Güçlü Sesi...Şırnak Haber  

Şırnak Haber

   

Anasayfa   I   İletişim   I   Şikayet Dilek   I   Açılış sayfası yap   I    Sık kullanılanlara ekle  

   

 TOKİLERİN KURA ÇEKİM TARİHİ BELİRLENMELI ARTIK     MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...    MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.    MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...    MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.    “TEFECİLER VE TEFE TÜFE ÜZERİNE…!”EDİ BESE…!    FİNAL FARKI...  

 
   
 
        Güneydoğu
        Türkiye
        Dünya
        Politika
        Ekonomi
        Eğitim
        Spor
        Sağlık
        Bilim Teknoloji

 

 

        Çok Okunalar

  TOKİLERİN KURA ÇEKİM TARİHİ BELİRLENMELI ARTIK

  MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...

  MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.

  MUSİAD'TAN AÇIKLAMA...

  MAÇ TARİHİ BELLİ OLDU.

 

Ölümler devam ediyor!

 

10.12.2009 02:54:25

 

 

 

 

 

Türkiye tarihi cezaevi katliamları ile dolu. 21 Eylül 1995'te İzmir Buca, 24 Eylül 1996'da Amed, 6 Ocak 1996 Ümraniye'de, 26 Eylül 1999'da Ankara Ulucanlar ve 19-22 Aralık 2000 tarihleri arasında ise 21 cezaevine birden yapılan 'Hayata dönüş' operasyonu ile birlikte birçok politik tutuklu katledildi.

Son günlerde yine yoğun bir şekilde cezaevleri ile ilgili basında ve kamuoyunda tartışılan işkence ve ölümler gündemimizde. Son olarak yaşamını yitiren Resul Güner ile birçok tutuklu ve hükümlü katliamına şahit oluyoruz. Katliam diyorum çünkü tedavi edilmeseler ölecekleri bilinmesine rağmen bilerek ölüme terk ediliyorlar. Yani öldürülüyorlar.

Resul Güner, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi tutuklu koğuşunda tedavi görmekte iken yaşamını kaybetti. Kolon kanseri olan ve hastalığının ilerlemesi nedeni ile tedavisinin sağlanması ve serbest bırakılması için Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı nezdinde taleplerde bulunmasına ve Cumhurbaşkanlığı tarafından Adli Tıp Kurumu'nca rapor verilmesi durumunda af yetkisini kullanabileceği belirtilmesine rağmen, Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi engellenerek Resul Güner'in bu 'olanağı' kullanmasına da izin verilmedi ve dört duvar arasında ölüme terk edildi.

Yine Adana'nın Pozantı ilçesi M Tipi Kapalı Çocuk Cezaevi'nde tutulan 16 yaşındaki Mardinli bir çocuk dövüldükten sonra boğularak öldürüldü. 2,5 ay önce Mersin'de 'uyuşturucu sattığı' iddiasıyla tutuklanarak Pozantı M Tipi Kapalı Çocuk Cezaevi'ne gönderilen Yasin Akyüz isimli çocuk cezaevinde öldürüldü. Adana Adli Tıp Kurumu'nun verdiği ön otopside Akyüz'ün kaburgalarının kırıldığı ve boğulduğu yazıyor.

İlerlemiş hastalıkları nedeni ile cezaevlerinde 2009 yılı başından bu yana Mustafa Elelçi, Gurbet Mete, Hasan Kert, Beşir Özer, Recep Çelik, İsmet Ablak ve Resul Güner hayatını kaybetti. Çok sayıda ciddi hastalığı olan tutuklu var ve Güler Zere, Halil Güneş, A. Samet Çelik, Erol Zavar, Yusuf Kaplan, Hayati Kaytan, Latif Badur, Hüseyin Balar... dört duvar arasında, sevdiklerinden uzak ve gayriinsani koşullarda halen ölümü beklemekteler. Eşit ve yeterli sağlık hizmeti temel insan haklarından olduğu halde bu hak engellenerek ve ayrımcı uygulamalarla çok sayıda tutuklu tedavi edilmeyerek ölüme zorlanmaktadır. Tutukluların yaşama hakkını hiçe sayan bu anlayış ve bu anlayışa bağlı uygulamalar devletin adli olsun, siyasi olsun yaklaşımını ortaya koyuyor ve katliamcı zihniyetin hâlâ devam ettiğini gösteriyor.

Türkiye'deki cezaevlerinde yaşanan ihlaller ve bunlara karşı idarelerin keyfi tavırları hak ve özgürlüklerini kullanma konusunda en korumasız insanlar olan tutukluların çoğu zaman yaşamlarının son bulmasına neden oluyor.

Cezaevlerindeki kötü muamele ve işkence uygulamaları, yasalarla kazanılmış hakların cezaevi idarelerinin keyfi davranışlarıyla kullandırılmaması, siyasi görüşünden dolayı tutukluların dış dünyadan izole edilmesi, kapasiteleri azlığından dolayı tutukluların yerlerde yatırılması gibi sorunlarla karşı karşıya kalınıyor..

Cezaevlerinde ağır hasta olan ve ölümle pençeleşen siyasi tutuklu ve hükümlülere karşı devlet duyarsızlığı had safhada iken, İbrahim Şahin, Necmettin Erbakan, Arif Doğan, 'Ergenekon' tutuklusu paşalar vb. kişiler için tahliye kararları rahatlıkla veriliyor. Söz konusu askerler olunca, yasalar lastik gibi esnerken, yetersiz olan yasalar bile siyasi tutuklu ve hükümlüler için hayata geçmiyor. Bu çifte standart, yargının, devletin, askerin ve hükümetin zihniyetini de ortaya koyuyor.

Cezaevinde kötü muamele, keyfi uygulama, hasta tutuklularının tedavi edilmemesi, koğuşların aşırı yoğunluğu ölümlere neden oluyor. Yaşamını yitirmeyenlerin ise yaşamı işkenceye dönüşüyor. Tutuklu ve hükümlüleri topluma kazandıracağız mantığı ile onlara cezaevlerini reva görenler, bu insanlara cezaevlerinde yaşamlarını dar ediyorlar. Cezaevlerinde insani koşullar maalesef mevcut değildir. Sağlığı yerinde cezaevine girenler cezaevinin insanlık dışı koşullarından dolayı kanser dahil çok ağır hastalıklara yakalanmakta, dışarıya ancak tabutla çıkabilmektedirler.

Nerdeyse her ay cezaevlerinde ölümcül hastalıklara yakalanan tutuklu ve hükümlülerin ölüm haberlerini alıyoruz. Şu anda cezaevlerinde çok ağır hasta olan onlarca kişi var. Ama tüm girişimlere rağmen tahliye edilmedikleri için bir bir yaşamlarını yitiriyorlar. Fakat JİTEM'in kurucusu ve yüzlerce faili belli cinayetin failleri olanların basit sebeplerle tahliyeleri ise akıllara durgunluk vermektedir.

Bugüne kadar 'Ergenekon' davasında 7 kişi 'sağlık sorunu' gerekçesiyle tahliye edildi. Arif Doğan'ın yanı sıra sağlık sorunları nedeniyle, gazeteci Ayşe Asuman Özdemir, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ferit İlsever, Emekli Orgeneral Şener Eruygur, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Prof. Dr. Erol Manisalı, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran ile birlikte 2'si general 7 kişi tahliye edildi.

Türkiye'deki cezaevlerinde onlarca siyasi tutuklu ve hükümlü ölüm sınırında tahliye edilmeyi bekliyor. 2008'deki İHD raporuna göre, cezaevlerinde 37 tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Sadece bu yılın başından beri cezaevlerinde Mustafa Elelçi, Gurbet Mete, Hasan Kert, Beşir Özer, Recep Çelik, İsmet Ablak ve son olarak da Resul Güner yaşamını yitirdi.

İnsan hakları savunucuları, uzun zamandan beri ölüm haberleri alınacağını söylüyor. Ve yitirilen bu tutukluların arkasının geleceğini, Güler Zere'nin, Halil Güneş'in, A. Samet Çelik'in, Erol Zavar'ın, Yusuf Kaplan'ın, Hayati Kaytan'ın M. Ali Çelebi'nin ve isimleri ölümle yüz yüze olan onlarca tutuklunun ölümlerine seyirci kalınmaması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu'nun taraflı davrandığını, tutukluların ölümünde en büyük sorumluluğun mevcut Adli Tıp idaresinin anlayışında olduğunu belirtiyorlar. Buna rağmen kimseden herhangi bir ses çıkmıyor. Ve insanlar ölüme bilerek terk ediliyor.

Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Başbakan, Adalet Bakanlığı, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve cezaevi görevlileri, kaynağını uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa'dan alan yasal düzenlemelere aykırı işlemler ve uygulamalar yapmaktadır. Yasal düzenlemelere aykırı işlemler kişilere ve kurumlara göre değişen, keyfiyete ve hak ihlallerine varan uygulamalara neden olmaktadır.

Cezaevlerindeki uygulamalar ile en temel hak olan yaşam hakkının tutukluların ellerinden alınması hukuk, adalet ve insani değerler adına kabul edilemez. Önlenebilir olmasına rağmen ölümlere zemin hazırlayan ve izin verenlerin, her ölümde sorumluluğu olduğu aşikardır. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Başbakan, Adalet Bakanı, Cumhuriyet Savcıları, cezaevinde yaşamını yitiren her bireyin katilleridir.

Özel 'af' yetkisi bulunan Cumhurbaşkanı'nın ve Adalet Bakanı'nın 'Ergenekon' örgütü üyelerine gösterdiği hassasiyeti diğer tutsaklara da göstermesi, yaşanan işkencelere ve ölümlere dur demesi, bu utançtan kendilerini kurtarması gerekiyor. Ölümlere ve işkencelere 'DUR' demek hepimizin birinci görevi. Ölümlere seyirci kalan anlayışlar derhal terk edilmeli ve şimdiye kadar yaşanan cezaevi katliamlarına yavaş yavaş yaşanan ölümlerle yenileri eklenmemelidir.

 

 

        

Bu yazıya 0 adet yorum yapıldı.

 

   Diğer Yazılar                                             Yazarın Tüm Yazıları..>>

  Ölümler devam ediyor! 10.12.2009 02:54:25
  İşkence insanlık suçudur!! 25.11.2009 00:59:34
        Yorumlanan Haberler

 

        Şırnak'ta Hava Durumu

CİZRE'DE HAVA DURUMU  CİZRE'DE HAVA DURUMU  CİZRE'DE HAVA DURUMU

 

        Yararlı Linkler

T.C.Kimlik Numarası

Emekli Sandığı İşlemleri

Vergi Kimlik No.

SSK İşlemleri

BAĞKUR İşlemleri

Resmi Gazete

 

        Site İçi Arama

 

        Ziyaretçi Sayımız

2326903

 

 
 
 
 

 

Gelişen Şırnak Haber

Adres: Atatürk Mah. Bayındırlık Eski Binası Tel-Faks :+90 486 216 58 88 Merkez / ŞIRNAK - Türkiye
© Copyright Şırnak Haber 2004 Tasarım:Faruk GÜNEŞ

Şırnak Haber